Anasayfa / wiki

wiki

wiki

i. (yun. strongilos’tan). İzmarit balığına benzer kemikli balık; sıcak ve ılık denizlerde yaşar. (İlmî adı Smaris.) — ansİkl. istrongilos Akdeniz’de bulunan balıklardandır. Sırtında tek yüzgeç bulunur...

(Vincentello d’), korsikalı maceracı (istria 1380-Cenova 1434). Aragon ve Sicilya krallarının yardımıyle Korsika’ya çıktı ve kendini kont ilân ettirdi. Kovulunca 1414’e kadar savaşı sürdürdü, ama Bast...

Adriya denizinde yarımada, 1947’- den beri Yugoslavya’ya bağlıdır. • Coğrafya. Yarımadada üç tabiî bölge ayırt edebilir: Beyaz İstria. Gri İstria; Kırmızı istria. Beyaz istria, kalkerli Çiçarija yayla...

(Panait), fransızca yazan roman- yalı yazar (ibrail 1884-Bükreş 1935). Bir Romanya köylüsüyle bir kaçakçının oğlu; birçok mesleğe girip çıkarak Balkanlar, Ortadoğu, Mısır, İtalya ve İsviçre’de yirmi y...

ünl. (ing. stop’tan). «Dur» anlamıy- le genellikle trafik işaret levhalarının üstünde kullanılır. || 1. Çocukların topu havaya atarak oynadıkları bir oyun. || istop etmek, durmak: Makine istop etti. —...

(Avdotia iliniçna), rus kadın dans sanatçısı (Petersburg 1799 – ay.y. 1848). Didelot’nun öğrencisi. 1815’te Akis ve Gala- tea’da dansederek başladı. Çok maceralı bir hayat geçirdi, birçok düello...

i. (ar. /‘sn’den istilân). Esk. Başkasından yetki isteme, izin alma: Orada mevcut zevattan hiç birinin teşebbüs almayıp istizana kalkışması cidden mucibi teessüf görülmüştür (Atatürk). || İzin i...

i. (ar. <azamet, büyüklük’ten ıs- ti^lâm). Esk. Büyük görme, ululama. || Küçük bir şeye fazla önem vererek gözde \ büyütme, abartma. || Kendini büyük görme, kibirlenme. || Istizant etmek, büyütmek,...

i. (ar. vuiüh, açıklık’tan isttzâh). Esk. Herhangi bir konuda açıklayıcı bilgi isteme, açıklama isteme: İstanbuldan bu uzaklaşmaları kendilerini neticesi şüpheli bir seyahate düşecekmiş gibi bir telâş...

i. (ing. stevedore’dan). Denize. Gemilerin yükleme ve boşaltma işlerini üstüne alan kimse. Yabancı limanlarda gemilere malzeme satan kimseler için de kullanılır....

i. (ar. sevâ3’dan istiva3). Esk. Bir- J den fazla şeyin birbirine esit ve denk ol- mar.ı. || Düz olma, düzlük. II Ortada ve tam bir derecede bulunma, itidal. J İstiva hattı (veya hatt-ı istiva), Kuzey...

i. (ar. tard’- dan istitrâd). Esk. Sırası gelmişken asıl bahsin dışına çıkarak anlatılan veya yazılan söz, arasöz: Efendiler, istitrat kabilinden şunu arz edeyim ki bu zevat hiç bir vakit bir araya ge...

i. (ar. tulü’dan istitlâc). Esk. Bir şeyi öğrenmeğe çalışma, araştırma. ♦ Istitlâ’ât çoğl. i. Esk. Bilmek ve öğrenmek için yapılan çalışmalar,...

i. (ar. tıbb’dan istitbâb). Esk. Doktora başvurma, deva isteme, kendini doktora tedavi ettirme,...

i. (ar. setr’den istitâr). Esk. Gizlenme, örtünme, örtünüş: Ne de durgun denizde bir muğber / Lerze-i istitâr ü istignâ (Ahmed Hâşim). [m...

i. (ar. <-atf’tan istihfaf). Esk. Birinden şefkat ve merhamet dileme: On tanesinin dest-i istitafını boş çevirmemek basiretsizliğinde bulunacak olursanız… (Ce- nab Şahabeddin). ♦ İstitâfat ç...

i. (ar. şemm’den istişmâm). Esk. »Koku alma. || — Mec. Bir şeyin aslını kavrama. || Uzaktan öğrenme, ipuçlarından anlam çıkarma. || İstişmâm etmek, koklamak: Kasrdan bû-yı cinanı edeyim istiş- mam (Ne...

1ST1ŞHAT veya 1ST1ŞHAD i. (ar. şahâdet’- ten istişhâd). Esk. Tanık getirme, şahit gösterme. || Bir fikrin gerçekliğini belirtmek için değerli eserlerden alman parçaları tanık ve delil olarak gösterme....

i. (ar. şifâ3, kurtulma’dan istişfâ3). Esk. Sağlık ve esenlik dileme. || Derdine derman arama. || İstişfâ etmek, şifa ve esenlik dilemek. + Istişfâen zf. Esk. Şifa dileyerek,...

i. (ar. şûra’dan istişâre). Bir iş için onunla ilgili olanların fikrini sorma, danışma: Hepsi de Avrupa üniversitelerinde teknik istişare bürolarında hazırlatılmış o- lan bu detayların bazen bir...