Anasayfa / wiki

wiki

wiki

(f r a n siz), fr. Parti Ouvrier Français, 1879 Marsilya kongresinden doğan siyasî parti. Programı Marx ve En- gels’in işbirliğiyle i. Guesde ve P. Lafar- gue tarafından hazırlandı ve 1800 Le Havre ko...

ing. Labour party, İngiliz sosyalist partisi. 1869’dan beri, İngiliz sendikacıları işçi mebusları seçtirmeğe uğraşıyorlar, ama bunlar seçildikten sonra Liberal partiye katılıyorlardı. İşçi meselesiyle...

i. (isçi’den işçi-lik). İşçi olma, işçi niteliğini taşıma hali: Meğerse, içerde, toprak isçiliği arayana kolcu başılığı veri- yorlarmış… (Kemal Tahir). || işçi emeği, e- mek: Bu kadar isçiliği var, yi...

1381’de İngiltere’yi karıştıran halk ayaklarması. 1348 – 1349 ve 1361 – 1362’de İngiltere’yi kırıp geçiren veba salgını ülkeyi İktisadî bakımdan tam bir keşmekeş içine atmıştı. Bunun meyda...

i. (işten iş-çi). Bir fabrikada, bir atelyede, bir madende, bir tarım işletmesinde beden gücüyle bir gündelik veya ücret karşılığında çalışan kimse: Fakat sonra işçiler gelecek, perde değişecek (H. Z....

(Şefik İbrahim), türk hekimi (Babaeski 1892-Londıa 1957). Askerî tıbbiyeyi bitirdi (1913). Balkan savaşına katıldı. Gül- hane Askerî hastahanesinde ihtisas yaptı. Erzurum (Hınıs), Şebinkarahisar, Batu...

(Haşim), türk idare adamı (Edirne 1898 – İstanbul 1967). Ahmed Cevdet Paşanın oğlu. 1922 Yılında Mülkiye mektebini bitirdi. Edirne Kız öğretmen okulunda, Edirne lisesinde öğretmenlik yaptı. Özel...

blş. sıf* (esk. türk. us, işaret sıfatı ve bu’dan uşbu > işbu). Bu veya işte bu i- şaret sıfatlarının yerine resmî belgelerde ve eski yazı dilinde rastlanır: Adı batası ma’- hud Yezid tbni Muaviye,...

blş. i. Bir kişinin yapamayacağı bir işi, iki veya daha fazla kişi arasında bölme. || Herkesin bir iş dalında ustalaşması için işleri ayırma veya herkese yetkili olduğu işi verme: Bu mahrumiyetler dol...

Saül’ün oğlu. İşbaal (Baal adamı) olan adı, daha sonraki yazarlar tarafından iş-Boşet (utanç adamı) haline sokuldu. Babası ölünce, Davud’u tutan Yuda kabUesi dışında bütün kabileler tarafından krallığ...

blş. i. (iş ve birlik’ten işbirlikçi). Başka kimselerle birlikte çalışan veya hareket eden, işbirliği yapan kimse. — Tar. ikinci Dünya savaşında, alman işgalindeki memleketlerde alman kuvvetleri...

blş. i. Çalışma ve amaç ortaklığı; ortak bir işe katılma, başkalarıyle birlik olarak bir amaca yönelme. || İşbirliği etmek (yapmak), bir amaç veya çıkar uğruna başkalarıyle ortaklaşa çalışma yapmak: İ...

CÎLT) fMl İŞBAŞI blş. i. (İş yerlerinde) işe başlama. || işbaşı yapmak, işe başlamak, çalışmağa başlamak. — Denize, işbaşı elbisesi, savaş gemilerindeki erlere gemi temizleme v.b. işlerde giyilmek üze...

A- tatürk tarafından kurulan banka (kuruluşu, 26 ağustos 1924). Yaygın bir şube şebekesi vardır. Kuruluşunun ilk yıllarındaki İktisadî şartlara uygun olarak, daha çok kalkınma ve yatırım bankacılığı y...

(l) İŞBA i. (ar. ji/,<’den işbâ<). Esk. Doyma, açlığını giderme. || Çoğaltma, fazlalaştırma. || işba etmek, doyurmak. Çoğaltmak. — Ed. Eski şiirin kafiye veya vezin zorun- luklarmdan dolayı keli...

Yahuda peygamberi (M.ö. VIII. yy.). Adı «Yehova’nın kurtuluşu» anlamına gelir. Daha çok Ahaz’ın (736-716) ve Hizkiya’nın (715-686) hükümdarlıkları sırasında faaliyet gösterdi. Bu dönem, Asur- luların ...

zf. (ar. şutür’dan işcârl). Esk. Bilgi olarak. + Sıf. Esk. Yazı ile bildirilmiş olan. — Denize. İş’ârî beygir kuvveti, mütenavip makine pistonlarının ürettiği fiilî beygir gücü....

sıf. (işaret’ten işaret-li). işaretle belirtilmiş, işaret konmuş olan. — Fiz. işaretli molekül, bir atomu ona tekabül eden radyoaktif bir izotopla yer değiştirmiş molekül. (İlkel molekülün aynı kimyas...

sıf. (işaretlemek’ ten işa- retle-y-icî). İşaret koymağa yarayan veya i- şaret koyan. ♦ İ. Ormanc. Ormanda kesilecek ağaçları damgalayan işçi. — Zır. Patates gibi bitkilerin ekileceği çukurları...

ortaklş. f. (işaretlemekten işaretle-ş-mek). Karşılıklı olarak birbirine işaret vermek: Orada bulunanlara belli etmeden işaretleştiler,...