Anasayfa / wiki

wiki

wiki

(Şefik İbrahim), türk hekimi (Babaeski 1892-Londıa 1957). Askerî tıbbiyeyi bitirdi (1913). Balkan savaşına katıldı. Gül- hane Askerî hastahanesinde ihtisas yaptı. Erzurum (Hınıs), Şebinkarahisar, Batu...

(Haşim), türk idare adamı (Edirne 1898 – İstanbul 1967). Ahmed Cevdet Paşanın oğlu. 1922 Yılında Mülkiye mektebini bitirdi. Edirne Kız öğretmen okulunda, Edirne lisesinde öğretmenlik yaptı. Özel...

blş. sıf* (esk. türk. us, işaret sıfatı ve bu’dan uşbu > işbu). Bu veya işte bu i- şaret sıfatlarının yerine resmî belgelerde ve eski yazı dilinde rastlanır: Adı batası ma’- hud Yezid tbni Muaviye,...

blş. i. Bir kişinin yapamayacağı bir işi, iki veya daha fazla kişi arasında bölme. || Herkesin bir iş dalında ustalaşması için işleri ayırma veya herkese yetkili olduğu işi verme: Bu mahrumiyetler dol...

Saül’ün oğlu. İşbaal (Baal adamı) olan adı, daha sonraki yazarlar tarafından iş-Boşet (utanç adamı) haline sokuldu. Babası ölünce, Davud’u tutan Yuda kabUesi dışında bütün kabileler tarafından krallığ...

blş. i. (iş ve birlik’ten işbirlikçi). Başka kimselerle birlikte çalışan veya hareket eden, işbirliği yapan kimse. — Tar. ikinci Dünya savaşında, alman işgalindeki memleketlerde alman kuvvetleri...

blş. i. Çalışma ve amaç ortaklığı; ortak bir işe katılma, başkalarıyle birlik olarak bir amaca yönelme. || İşbirliği etmek (yapmak), bir amaç veya çıkar uğruna başkalarıyle ortaklaşa çalışma yapmak: İ...

CÎLT) fMl İŞBAŞI blş. i. (İş yerlerinde) işe başlama. || işbaşı yapmak, işe başlamak, çalışmağa başlamak. — Denize, işbaşı elbisesi, savaş gemilerindeki erlere gemi temizleme v.b. işlerde giyilmek üze...

A- tatürk tarafından kurulan banka (kuruluşu, 26 ağustos 1924). Yaygın bir şube şebekesi vardır. Kuruluşunun ilk yıllarındaki İktisadî şartlara uygun olarak, daha çok kalkınma ve yatırım bankacılığı y...

(l) İŞBA i. (ar. ji/,<’den işbâ<). Esk. Doyma, açlığını giderme. || Çoğaltma, fazlalaştırma. || işba etmek, doyurmak. Çoğaltmak. — Ed. Eski şiirin kafiye veya vezin zorun- luklarmdan dolayı keli...

Yahuda peygamberi (M.ö. VIII. yy.). Adı «Yehova’nın kurtuluşu» anlamına gelir. Daha çok Ahaz’ın (736-716) ve Hizkiya’nın (715-686) hükümdarlıkları sırasında faaliyet gösterdi. Bu dönem, Asur- luların ...

zf. (ar. şutür’dan işcârl). Esk. Bilgi olarak. + Sıf. Esk. Yazı ile bildirilmiş olan. — Denize. İş’ârî beygir kuvveti, mütenavip makine pistonlarının ürettiği fiilî beygir gücü....

sıf. (işaret’ten işaret-li). işaretle belirtilmiş, işaret konmuş olan. — Fiz. işaretli molekül, bir atomu ona tekabül eden radyoaktif bir izotopla yer değiştirmiş molekül. (İlkel molekülün aynı kimyas...

sıf. (işaretlemek’ ten işa- retle-y-icî). İşaret koymağa yarayan veya i- şaret koyan. ♦ İ. Ormanc. Ormanda kesilecek ağaçları damgalayan işçi. — Zır. Patates gibi bitkilerin ekileceği çukurları...

ortaklş. f. (işaretlemekten işaretle-ş-mek). Karşılıklı olarak birbirine işaret vermek: Orada bulunanlara belli etmeden işaretleştiler,...

i. (işaretleşmek’ten işaret- leş-me). Uzak bir yerden bilgi vermek için özel bir düzene göre çeşitli işaretler kullanma. — Ask. İşaretleşme araçları, savaşta kullanılan her türlü yardımcı muhabere ara...

sıf. (işaretlemek > işaretlenmekken işaretlen-miş). İşaretle belirtilmiş olan: İşaretlenmiş kâğıt. — Baymd. İşaretlenmiş yol, karayolu ulaşımında iyi bir emniyet sağlamak için sarı işaret çizgisiyl...

geçi. f. (işaret’ten işaret- le-mek). işaret koyarak belirgin hale getirmek. belirtmek: Kesilecek ağaçları işaretledi. — Camc. Cam parçasını işaretlemek, parça üzerinde kesmek istenen yerleri çizerek ...

i. (işaretlemekten işaretleme). Bir şeyi işaretle belirtme. — Ask. havc. İşaretleme bombaları, bir hedefin yerini işaretlemek için atılan bombalar. (Bk. h e d ef işaretleme.) [Bir hava a- kınında, keş...

i. (esk. türk. ıj’tan). Yapılacak veya yapılmakta olan çalışma: tş zamanı kendisini rahatsız edenlere çok kızar ve hiç yüzlerine bakmazdı. Acele bir iş. || Karşılığında para alınan çalışma: Bir aydan ...