Anasayfa / wiki

wiki

wiki

i. (ar. reka- bet’ten istirkâb). Esk. Rakip kabul etme, çekememe: İkbalimizi istirkab ile idbarımı- za sebep olanlara… (Akif Paşa). ♦ istirkabât çoğl. i. Esk. Çekememeler, kıskanmalar,...

i. (ar.„ rıkk’tan istirlfâk). Esk. Esir etme, köle etme. || İstirkak etmek, hapis etmek, esir almak,...

i. (ital. stricia’dan). Denize. Yelkenli gemilerde ana serenleri yerlerine çekmek veya indirmek için kullanılan donanım halatı. || istirise kandilisası, yerlerine hisa edilmiş alt serenleri ortalarınd...

çoğl. i. İstiridyeleri ve benzerlerini kapsayan iki çenetli yumuşakçalar familyası. — ansİkl. Bu hayvanların organları diğer yumuşakçalara göre oldukça değişiktir, bunlarda ayak ve ayak sinir düğümler...

i. (istiridye>istiridyeci’- den istiridyeci-lik). İstiridye üretmek ve istiridyeleri ıslah etmek amacıyle yapılan işletmecilik....

blş. i. Zool. Kıyılarda yaşayan kuş; tüyleri genellikle beyaz benekli siyah, gagası uzun, gövdesi yandan basıktır. (Dünyanın hemen her tarafında bulunur. istiridye avcısı [Hoematopus ostra- legus] Avr...

i. (yun. ostreidi’den). Denizde yaşayan iki çenetli yumuşakça; sığ yerlerde, bir çenetiyle tutunarak yaşar, eti yenir. || istiridye tarlası, istiridye yetiştirmeğe veya istiridyelerin ^ tabiî olarak y...

i. (ar. rahş’tan istirhâş). Esk. Ucuz görme, ucuz sayma. || İstirhas etmek, ucuz olmasını istemek, pazarlık etmek,...

i. (ar. rdhm’dan istirhâm). Yalvarma, merhamet dilemek, yalvarış: — Hikmet beyefendi, afedersiniz, bir istirhamım vardı, «feminist» nedir? (M.Ş. E- sendal). Anasının göz yaşlarıyle Emine’nin sâkit ist...

i. (ar. rehavet’ten istirhfr). Esk. Aşağıya doğru sarkma, gevşeme. — Tıp. Eks. istirhâ-yı adelât, kasların gevşemesi. || İstirhâ-yı asâb, sinirlerin gevşemesi....

i. (ar. refah’tan istirfâh). Esk. Refah ve bolluk içinde yaşamak isteme. Dinlenme. || İstirfâh etmek, rahat etmek, Dinlenmek....

i. (ar. redd’- den istirdâd). Esk. önceden verilmiş veya gönderilmiş bir şeyi geri isteme. || Tekrar ele geçirme, geri alma, kurtarma: Edirne üzerine mezkûr kolordu ile hareket etmiş re Dimetoka haral...

i. Denize. Kasa piyanı ü- zerine aykırı olarak yapılan ikinci piyan bağı. (Kısa piyanını sıkıştırarak sağlamlamak için yapılır.)...

i. (ital. straglio’dan). Denize. Ana direk ve çubuklarını teplerinden baş ve kıç doğrultusunda tutan tel veya bitkisel halat. (Yerlerine göre adlandırılan bu donanım halatlarının ana direklerden inenl...

i. (ar. sirkat’ten istir âk). Esk. Çalma, gizlice alma, aşırma. || İştirak etmek, çalmak, hırsızlamak. || istirak-ı sem’, kulaktan söz kapma,...

i. (ar. rahat’i an istirahat). Dinlenme, rahat etme, huzur ve sükûn bulma: Bilseniz, ne kadar istirahata muhtacım (H. Z. Uşaklıgil). — Onun saadetine, isti- rahatine hakikî hareminden fazla çalışmıştı...

esk. Stene, Leosthenion, Sost- henion, İstanbul boğazının orta kesiminde, Rumeli kıyısına derince sokulan İstinye koyu kenarında semt. İlkçağda, burada Kara- denize çıkan ve oradan gelen gemiler barı-...

i. (ar. nutk’ian istintâk). Esk. Sorguya çekme, sorular sorma: Sual yok, istintak istemem (R.H. Karay). || İstintak etmek, sorguya çekmek, sorup soruşturmak: Kurnazca beni, istintak ediyor, ailem hakk...

i. (ar. netice den istintaç). Esk. Sonuç çıkarma, neticeye varma. || istintaç etmek, sonuç çıkarmak. — Mant. Esk. Bir büyük önermeden küçüğe ve sonurguya, kanunlardan olaylara, sebepten neticeye gider...

i. (ar. neşak’tan istinşâk). Esk. Abdest alırken burna su çekme. || Koklama, koku alma. || İstinşâk etmek, buruna herhangi bir şey çekmek, koklamak. || is- tinşak-ı eter, eter koklama....