Anasayfa / wiki

wiki

wiki

i. .(ar. sened’- den istinâd). Dayanma, dayanış, yaslanma: O benim istinadımdı, destek kırıldı ve ben yıkıldım (A. H. Müftüoğlu). Bu esnada istinat direkleri getirildi, çöken tarafa kondu (N. Araz). |...

i. (ar. üns’ten istinas). Esk. Alışma, ünsiyet kazanma, ürkekliği kalmama, sosyal hayata uyma, yakınlık duyma,...

i. (ar. enfien istinaf). Esk. Yeniden başlama. — Gram. Esk. Sözün başlangıcı, başlık. — Huk. Esk. Mahkemenin verdiği kararı kabul etmeyerek istinaf mahkemesinde yeniden bakılması için müracaatta bulun...

i. (ar. niyabet’ten istinabe). Esk. Naip olma, naiplik. — Huk. Bazı güçlüklerden ötürü usul hukukuna ilişkin bazı işlemlerin yer itibariyle yetkisiz makamca yapılmasına imkân veren bir muhakeme ...

i. (ar. meze’- den istimzaç). Esk. Bir kimsenin huyunu, mizacını tanımak için araştırma. || Birinin düşüncesini sorma, yoklama: Meclis-i Me- husanın ve Felâh-ı Vatan grupunun, bu bap- raki karar-ı kat...

İSTİMVAL i. (ar. mâl’dan istimvâl). Huk. Bazı menkullerin mülkiyetini, kullanma ve faydalanma hakkını, gayrımenkullerin de kullanma ve faydalanma hakkını idareye geçirten, idarenin ihtiyaç duyacağı iş...

i. (ar. miirür’dan istimrar). Bir düzüye devam etme, sürüp gitme: Cihanı lutf-ı mürüvvetle kâmrân ettin / Cihanda kâm alasın ber-sebil-i istimrar (Nedim). || Ale’l-istimrâr, aralıksız, ara vermeden. &...

i. (ar. menP’ûen istimna>). Esk: Cinsî tatmini el veya cansız nesneler ara- cılığıyle sağlama. (Bk. onanİzm .) || istimna- bi’lyed el aracılığıyle kendi kendini tatmin etme,...

i. (ar. mülk’ten istimlâk). Kamulaştırma: Ne ise, kasabımızı methetmeyelim, belki istimlâke uğrar (B. Felek). || Esk. Bir yeri satın alma, mülk edinme. || İstimlâk etmek, kamulaştırmak. — Huk. B...

i. (ar. me- ded’den istimdâd). Esk. Yardım, medet isteme, yardıma çağırma: Nihaide öyle bir meyus telâş, bu istimdadında öyle bir feryat vardı ki… (H.Z. Uşaklıgil). || Zor şartlar altındaki askerî bir...

i. (ing. steam ve boat’tan). Denize. Buharla işleyen filika büyüklüğünde küçük deniz teknesi, çatâna: Rıhtımda yolcu ve eşyayı gemiye götürmek için iki büyük istimbot var; bizi birincisine bindi...

i. (lat. aestimare’den ital. sti- mare veya edebî dilde estimare). ölçme, takdir etme. || Bir kabın hacmini yahut alabileceği miktarı hesaplama. ♦ Istimaracı i. Değerlendiren, değer biçen. || G...

i. (ar. tumrân’dan istismar). Esk. Bir yeri bayındır hale getirme. || Bayındır olmasını isteme. Sömürgeleştirme....

i. (ar. emân’dan istîmân). Esk. Foto. Hürriyet arşivi (MEYDAN) Aman dileme, himaye isteme, sığınma. || İstîman etmek, iyilik beklemek, sığınmak. Aman dilemek (bk. aman). Fakat içlerinden istîman eden ...

i. (ar. meyV- den istimâle veya istimâlet). Esk. Uyma, meyi etme, gönül çekme, yaltaklanma: is- timâletle yüze güldüğüne bakma. || Teselli etme, avutma. || İstimâlet etmek (veya vermek), tatlı sözle k...

i. (ar. ‘amel’den istikmâl). Esk. Kullanma, kullanış: Henüz çocuktu. Babasının […] gözlük istimalinin lüzum ve mahiyetine bir türlü akıl er diremeyerek… (H. Z. Uşaklıgil). || istimal etmek, kullanmak:...

i. (ar. semc den istimât). Esk. Dinleme, işitme, kulak verme. || Dinleyerek kabul etme. — Tıp. Esk. Doktorun hastayı özel araç- larıyle dinlemesi. + istimaat çoğl. i. Esk. Dinlemeler, kulak vermeler,...

i. (ar. lezzet’ten istilzâz). Esk. Hoş bulma, lezzet alma, tatlı gelme. || İs- tilzaz etmek, hoş bulmak. + istilzazât çoğl. i. Esk. Lezzet almalar. + istilzaziye i. Esk. Fels. Bk. hazcilik ....

k. stİlo. İSTİLZAM i. (ar. Iüzüm’dan istilzâm). Esk. Gerekli sayma, gerekme, gereksinme. || İstilzam etmek, gerekli bulmak: Ordunun ihtiyacatı, millete angariye yaptırmayı istilzam ediyorsa, bunu yapı...

i. (ar. ci/m’den istilâm). Esk. Bilgi isteme. || Herhangi bir konuda bilgi edinmek için yüksek bir makamdan alta sorulma. || istilâm etmek, anlamağa çalışmak, bilgi istemek. + istilâmat çoğl. i. Esk. ...