i. .(ar. sened’- den istinâd). Dayanma, dayanış, yaslanma: O benim istinadımdı, destek kırıldı ve ben yıkıldım (A. H. Müftüoğlu). Bu esnada istinat direkleri getirildi, çöken tarafa kondu (N. Araz). |...
i. (ar. meze’- den istimzaç). Esk. Bir kimsenin huyunu, mizacını tanımak için araştırma. || Birinin düşüncesini sorma, yoklama: Meclis-i Me- husanın ve Felâh-ı Vatan grupunun, bu bap- raki karar-ı kat...
i. (ar. me- ded’den istimdâd). Esk. Yardım, medet isteme, yardıma çağırma: Nihaide öyle bir meyus telâş, bu istimdadında öyle bir feryat vardı ki… (H.Z. Uşaklıgil). || Zor şartlar altındaki askerî bir...
i. (ar. meyV- den istimâle veya istimâlet). Esk. Uyma, meyi etme, gönül çekme, yaltaklanma: is- timâletle yüze güldüğüne bakma. || Teselli etme, avutma. || İstimâlet etmek (veya vermek), tatlı sözle k...




