Anasayfa / wiki

wiki

wiki

i. (ar. kabl’den istikbâl). Esk. Gelecek zaman, gelecek: istikbalde dahi seni bu hâzineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve haricî bedhahların olacaktır (Atatürk). Girdiği iste kuvveti galiba, istikba...

i. Deric. Sepileme işleminde kullanılan âlet. || Askı istikan, kurumadan önce mermer bir masa üzerinde açılarak derilerin kırışıklık ve damarlarının düzeltilmesine yarayan ağaç saplı çelik veya bakır ...

i. (ar. kıyâm’dan istikâmet). Doğrultu, yön: Bu tarihlerde Adapazarı, İzmit istikametinde seyahatte bulunuyordum (Atatürk). Bugün ilerisini, hayatının alacağı istikameti, mesleğinin kendine uygun olup...

i. (ar. hâzır’dan istihzar). Esk. Bir iş için gerekli olan her şeyi tamamlamış olma, hazırlama. || Akla gelme, hatırlama. — Ed. Esk. Konferans verecek olanların önceden araştırmak ve okumak suretiyle ...

i. (ar. istihza). Esk. Üstü kapalı ince alay: Sinirli bir tavırla yanındakilere dönüp hakkımda acı bir istihzada bulunduğunu sezdim (Y. K. Karaosmanoğlu). Şu son kelime Ahmet Cemil’in ince dudakları b...

i. (ar. hüsn, güzellik’ten istih- sân). Esk. İyi ve güzel bulma, beğenme: Görürdüm her kaside söyledikçe her birisinden / Hem istihsan ü hem ihsan ü hem lûtf-ı firâvânı (Nef’i). || İstihsan etmek, beğ...

i. (ar. huşül’den istihşâl). Meydana getirme, üretme: Petrol istihsal rak- kamları, pazarlar, rekabetler hemen kafamda harekete gelirdi (Ş. S. Aydemir). Gençlik memleket meseleleri, umumî terbiye, ist...

i. (ar. hurüc’- dan istihraç). Esk. (Sonuç veya anlam) Çıkarma: Bu sualden istihraç olunabilecek mâna ne olabilirdi? (Atatürk). Karanlık fehm ü daniş, akl ü istihrâc hep muzlim fTevfik Fikret). || Bir...

Kurtuluş savaşı sırasında Manisa’da kurulan cemiyet (kasım 1918). İzmir Müdafaai Hukuk kongresi (19 mart 1919) kararıyle, İzmir Müdafaai Hukuku Osmaniye cemiyetine katıldı. Cemiyetin kurucuları ve yön...

i. (ar. hulüş ve halâş’tan istih- lâş). Esk. Bir şeyi kendine mal etme, edinme. || Kurtarma, kurtarılma: Millî topraklarımızın düşmanlardan tamamıyle istihlâsı […] esası kabul edildiği takdirde müzake...

i. (ar. hilâl’den istihlâl). Esk. Yeni ayın ortaya çıkışı. || Yeni ayı görme, || Bebeğin doğduktan sonra ilk ağlayışı. — Ed. Esk. Beraati istihlâl (güzel başlangıç, iyi alâmet), kitap veya yazının öns...

i. (ar. helâk’tan istihlâk). Kullanmak suretiyle sarfetme, tüketme: Demek varidat ayrı olmak üzere bu azîm istihlâk güzel bir istihsal sahası da teşkil ediyordu (Yahya Kemal). Yeni. Tüketim. H Boş yer...

i. (ar. halef ten istihlâf). Esk. Kendi yerine başka birini geçirme. Birinin yerine geçme. || İstihlâf etmek, birisinin yerine geçmek veya yerini başkasına bırakmak: «Oğlum Abdullah’ı istihlâf e...

i. (ar. hakâreVden istihkâr). Esk. Hor ve hakir görme, aşağılama: Özenilerek muntazam tutulmağa çalışılan bahçeciğe bakarken gözlerinde hülyasının yüksekliklerinden alçaklara düşen bir istihkar nazarı...

i. (ar. hükm’ den istihkâm). Ask. Düşmana karşı savunma yapmak için toprak, taş v.b.den yapılmış yer: Cuma giinü İranîler, ordugâhlarının etrafına hendek çevirdiler ve pek çok istihkâm verdiler (Cevde...

i. (ar. hakk’tan istihkak). Herhangi bir durumda hakkı olma, hak kazanma, lâyık olma: En ziyade eğlenebilenlere yaşamak için en ziyade istihkak sahibi o- lanlar nazariyle bakandı (H. Z. Uşaklıgil). ||...

i. (ar. hıdmet’ten istihdam). IBir kimseyi] İşte ve hizmette kullanma, çalıştırma. || istihdam etmek, bir işte kullanmak. — Ed. iki anlamı olan bir kelimeyi bu iki anlama uyacak şekilde kullanma. — Hu...

çoğl. i. (ar. haber > istihbar’ dan istihbarat). Haberler, yeni öğrenilen bilgiler: Alınan son istihbarata göre yeni olaylar olmuş. || Haber alma, bilgi toplama: İstihbarat servisi. || İstihbarat d...

i. (ar. hubb’dan istihbâb). Esk. Sevme, beğenme, bir şeyi iyi, güzel bulma. ♦ Istihbâben zf. Severek, bir şeyi iyi, güzel sayarak,...

i. (ar. hayr’dan istihâre). Bir işin hayırlı olup olmadığını rüyadan anlama: Anam da böyle bir istihare rüyasında benim yolumun ve yıldızımın uzaklarda olduğunu gördüğünü söylerdi (Ş. S. Aydemir). || ...