Anasayfa / wiki

wiki

wiki

i. (ar. <-atf’tan istihfaf). Esk. Birinden şefkat ve merhamet dileme: On tanesinin dest-i istitafını boş çevirmemek basiretsizliğinde bulunacak olursanız… (Ce- nab Şahabeddin). ♦ İstitâfat ç...

i. (ar. şemm’den istişmâm). Esk. »Koku alma. || — Mec. Bir şeyin aslını kavrama. || Uzaktan öğrenme, ipuçlarından anlam çıkarma. || İstişmâm etmek, koklamak: Kasrdan bû-yı cinanı edeyim istiş- mam (Ne...

1ST1ŞHAT veya 1ST1ŞHAD i. (ar. şahâdet’- ten istişhâd). Esk. Tanık getirme, şahit gösterme. || Bir fikrin gerçekliğini belirtmek için değerli eserlerden alman parçaları tanık ve delil olarak gösterme....

i. (ar. şifâ3, kurtulma’dan istişfâ3). Esk. Sağlık ve esenlik dileme. || Derdine derman arama. || İstişfâ etmek, şifa ve esenlik dilemek. + Istişfâen zf. Esk. Şifa dileyerek,...

i. (ar. şûra’dan istişâre). Bir iş için onunla ilgili olanların fikrini sorma, danışma: Hepsi de Avrupa üniversitelerinde teknik istişare bürolarında hazırlatılmış o- lan bu detayların bazen bir...

i. (ar. şu<r, bilmemden istiş^âr). Esk. Bir şeyin yazılı olarak bildirilmesini isteme. + Istişarât çoğl. i. Esk. Bir şeyin yazılı olarak bildirilmesini isteyişler,...

n, (m) 1ST1SVAB i. (ar. şavâb, doğruluk’tan is- tişvâb). Esk. Bir söz veya hareketi beğenme, uygun ve doğru görme. || İstisvab-kerde, uygun görülmüş, doğrulanmış, beğenilmiş. + Istisvaben zf. Esk. Uyg...

sıf. (ar. istisna*’dan istisnai). Esk. İstisna ile ilgili, benzerlerinden farklı olan: Sırf kendi zekâsı ile ve istisnaî ruh kabiliyetiyle tedarik ettiği bir başka varlıkla yaşıyordu (A.H. Tanpınar). ...

i. (ar. şeny’den istişnâ3). Bir şeyi veya kimseyi benzerlerinin dışında tutma, ayırma; Rabia Hanım için bir istisna yapmak istiyorum (H. E. Adıvar). || Kural dışı olma, ayrılık. || Kural dışı bırakıla...

i. (ar. semere, meyve’den istismar). Birinin iyi niyetini kötüye kullanma. || Sömürme. || Esk. İşletme, yararlanma. || İstismar etmek, işletmek, yararlanmak: Paşanın konakta görmeğe alıştığı, mütemadi...

i. (ar. islâm’ dan istislâm). Esk. Kendini teslim etme, boyun eğme. || tslâm dinini kabul etme. |j İstislâm etmek, uymak. İslâm dinine girmek,...

i. (ar. istislâh). Esk. Huk. solda, gerçek; sağda, portekiz istiridyeleri Pigelle’in kullandığı dev bir istiridye kabuğu Saint-Sulpice kilisesi, Paris istiridye kabuğu Bir maslahatı, diğer bir m...

i. (ar. şiflet, ağırlık, sıkıntı’dan istiskâl). Ağır ve sıkıntı verici bulma. Soğuk davranışlarla hoşlanmadığını anlatma, dolayısıyle kovma: Bir aralık, zavallı arkadaşlarım istiskale uğramışlar, köşk...

i. (ar. saky, sulama’dan istiskal). Vücudun herhangi bir yerine su toplanması. || ihtiyarlarda verem hastalığı. || — Esk. susama, su isteme. || İstiskaya çıkmak, açık kırlık bir yere yağmur duasına çı...

i. (ar. sahabe t’ten istishâb). Esk. Birlikte götürme, beraberine alma: Devletin üss-ü esasım din ederken müsta- kır / Kimseler islâmı istishâba olmaz muktedir (Ziya Paşa). || İstishâb etmek, birlikte...

i. (ar. yağ ir’den istişğâr). Esk. Küçük görme, küçümseme. || İstisgar etmek, küçümsemek; aşağılamak,...

i. (ar. istişâre). Esk. Kızdırma, hiddete getirme, tahrik etme. Heyecanlandırma. i| Tozutma, toz ve duman çıkarma, || Fitnecilik, ortalığı karıştırma, fesatçılık etme,...

i. (ar. aşVdan istîsâl). Esk. Kökünden söküp çıkarma, kökünü kurutma, imha etme. || İsti sal etmek, sökmek, çıkarmak. — Tıp. Esk. Bir urun çıkarılması,...

i. (ar. istis^âd’dan istis^âdiy- ye). Fels. Esk. Saadeti en yüksek gaye bilen felsefe sistemi. Mutçuluk,...

i. (ar. rızk’tan istirzâk). Esk. Birisinin nafakasını temin etmeğe çalışma. Birisinden rızk isteme. || İstirzâk etmek, nafaka teminine çalışmak,...