DEVLET GİRAY HAN-II; Kırım hanlarının yirmi dördüncüsü. Babası Hacı Selim Giray Han olup 1654’te doğdu. Veliahtlığı zamânında 1694’te Engürüs, 1695’te Sadrâzam Ali Paşanın Varadin Se...

DEVLET GİRAY HAN-I ; Kırım hanlarının altıncısı. 1530’da doğan Devlet Giray, Mübârek Giray’m oğlu olup, İstanbul’da sarayda yetişmiştir. Babası Mübârek Giray, Yavuz Sultan Selim Hanı...

DEVLET BORÇLARI; Alm. Staatsschulden (pl), Fr. Dettes (pl) publiques, İng. Public debt, national debt. Devletin harcamalarını karşılamak için verginin yanısıra ve onunla birlikte kullandığı temel kayn...

DEVLET; Alm. Staat (m); Macht (f), Fr. Etat (m),puissance (f), tng. State, pover. Bir ülkede, bir hükümete ve ortak kânunlara bağlı olarak yaşayan bir milletin veya milletler topluluğunun meydana geti...

DEVEKUŞU (Struthio camelus); Alm. Gewöhnlicher strauss, Fr. Âutruche, İng. Ostrich. Familyası: Özdevekuşugiller (Struthionidae). Yaşadığı yerler: Arabistan ve Afrika steplerinde sürüler hâlinde. Özell...

DEVEDİKENİ (Alhagi camelorum); Alm. Distel (f), Fr. (Chardon (m), des champs, İng. CameVs thorn. Familyası: Baklagiller (Leguminosae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu. Baklagiller familyasından, ...

DEVE (Camelus); Alm. Kamel, Fr. Chamedu, İng. Camel. Familyası: Devegiller (Camelidae). Yaşadığı yerler: Asya, Afrika ve Amerika’nın çöllük bölgeleri. Özellikleri: Açlığa, susuzluğa günlerce dayanır. ...

DEVÂNt; on beşinci yüzyılda İran’da yetişen İslâm âlimlerinden. İsmi, Muhammed bin Es’ad es- Sıddîkî, lakabı Celâleddîn’dir. İran’ın Kâzerûn şehrinin Devân nâhiyesinden olduğu için Devânî diye meşhur ...

DEVALÜASYON; Alm. Devaluation, Fr. Devaluation, İng. Devaluation. Bir ülkenin millî para biriminin yabancı paralara karşı değerinin indirilmesi. Bu indirim; sabit kur politikasında, çeşitli dönemlerde...

DEV; Aim. Riese, Gigant (m), Fr. Ogre, geant (m), İng. Ogre, gint. Aslı, Farsça şeytân mânâsında div olup, çok iri, güçlü ve korkunç, hayal mahsûlü olan masal unsuru. Çok eskiden beri olayın kahramanı...

D E TO N A TÖ R ; Aim. Detonator, Fr. Detonateur, İng. Detonatur. Bir patlayıcı sistemde ana veya ön patlayıcıyı faaliyete geçiren cihaz. Herhangi bir patlamada tahrib gücü yüksek, fakat hızı düşük bi...

D E TE RM İN İZM ; Alm. Determinizm, Fr. Déterminisme, İng. Determenizm. Felsefede, dünyânın belirli bir andaki durumunun, önceki hâlinin sonucu ve gelecekteki durumunun sebebi olduğunu kabul eden gör...

DETERMİNANT; Alm. Determinant, Fr. Determinant, Ing. Determinant. Kare matrisler kümesinden reel sayılara tanımlı bir fonksiyon. Bir A kare matrisinin determinantı, detA veya IAI şeklinde gösterilir. ...

DETERJAN; Alm. Rinigungsmittel (n), Fr. Prodiüt (m), de nettoyage, detergent (m), İng. detergent. Kumaş, insan derisi ve saçı, duvar, döşeme, bulaşık ve otomobil gibi bir sürü nesneden kir, leke uzakl...

DEŞARJ LAMBALARI; Alm. D’ie Entlandungslampen Fr. Lampes de desharge İng. Discharge lamps. Son yüzyıl içinde Thomson ve Faraday gibi araştırmacılar bir tüpün iki ucuna bağlı elektrotlara akım ve...

DESÛKİYYE; İbrâhim Desûkî (Düsûkî) hazretlerinin tasavvuftaki yolu. Rıfâiyye ve Sühreverdiyye yollarından hırka giyen İbrâhim Desûkî’nin Şâziliyye yoluna da intisâb ettiği (bağlandığı) bildirilm...

DESTAN; Alm. 1. Erzahlende Versdichtang (f), 2. (Helden-) Epos (n), Fr. Epique İng. Epic. Milletlerin inanç, fazilet ve millî kahramanlık mâcerâlarının manzum hikâyeleri. Kelime asıl olarak Farsça “dâ...

DESCARTES, Rene; Fransız matematikçisi ve filozof. 1596’da La Haye’de doğup, 1650’de Stockholm’de öldü. İlk önce Cizvit Kolejini bitirdi, daha sonra Poitiers Üniversitesinde tahsil gördü. Senelerce Al...

DERVİŞ VAHDETİ; OsmanlIların son devirlerinde yaşamış olan gazeteci yazar. Otuzbir Mart Vak’ası olarak târihe geçen olayın tertip ve teşvikçilerindendir. Babası Kıbrıs papuççu esnafından Kıbnslı...