DERVİŞ PAŞA; on altı-on yedinci yüzyılda yetişmiş Osmanlı şâir ve devlet adamı. Bosna bölgesine bağlı Mostar şehrinde 1560’da doğdu. İkinci Selim devrinde daha çocuk yaşta iken Enderun Mektebine alına...

DERVİŞ MUHAMMED; evliyanın büyüklerinden. İnsanları Hakk’a dâvet eden, doğru yolu göstererek saâdete kavuşturan ve kendilerine Silsile- i aliyye denilen büyük âlim ve velîlerin yirmincisidir. Doğum tâ...

DERVİŞ MEHMED PAŞA; Sultan Dördüncü Mehmed Han zamânında hizmet gören Osmanlı vezir ve sadrâzamlarından. Aslen Çerkez’dir. Evliyâ Çelebi ona Bıyıklı Mehmed Paşa demektedir. Yaklaşık 1585 yılında...

DERVİŞ; tasavvuf tâbirlerinden. Bütün İslâm dillerine Farsçadan geçmiştir. Lügatta “kapı kapı dolaşan” ve “fakir” mânâlarına gelen bu kelime Arapçaya da aynı şekliyle geçmiş ve Arap dili grameri kâide...

DERSİM HAREKÂTI; Dersim (bugünkü Tunceli) ve çevresinde devlete karşı girişilen isyanlar sebebiyle düzenlenen siyâsî, idârî ve askerî harekât. Osmanlılar zamanında Dersim yöresi halkı diğer yerlere na...

DERSİÂM; OsmanlIlarda medreselerde talebeye ders veren müderrislerin ünvanı. Bir kimsenin dersiâm olması için, okuması îcâb eden ilimleri bitirip icâzet (diploma) alması gerekiyordu. Bunun yanında imt...

DERİŞİM; Alm. Dichtigkeit (f), Fr. Concentration, İng. Concentration. Fizik ve kimyâda, bir cismin birim hacim çözeltide çözünmüş olan kütlesi. Derişimin tanımlanmasında farklı birimler kullanılmaktad...

DERİSİDİKENLİLER (Echinoderma); Alm. Stachelhäuter, Fr. Echinodermes, Ing. Echinodermes. Denizyıldızı, yılanyıldızı, denizkestanesi, denizhıyarı ve denizlalesi gibi deniz hayvanlarını içine alan Echin...

DERİCİLİK; Aim. Ledergewerbe (n), Fr. Ativite (industrie (f) de la cuir, İng. Leather manufacturing. Derinin fiziksel ve kimyasal işlemlere tâbi tutulup kullanılacak hâle getirilmesi. Dericilik çok es...

DERİ İLTİHÂBI (Dermatit); Alm. Dermatitis, Hautentzündung (f), Fr. Dermatite (f), İng. Dermatitis. Vücûdumuzun örtücü tabakası olan ve çeşitli dış tesirlerden onu koruyan derinin yangısı (iltihabı). E...

DERİ HASTALIKLARI; Alm. Haut Kranke, Fr. Maladie de la peau (f), İng. Skin disease. Deride görülen hastalıklar. Sayılmayacak kadar çok deri hastalığı vardır. Deri hastalıklarına genel olarak dermatoz ...

DERİ; Alm. Haut (f), Fr. Peau (f), İng. Skin. Vücudun koruyucu dış tabakası ve ayrıca birçok görevleri olan bir organ. Deri vücudun en büyük organlarından biri olup, vücudun yedide biri ağırlığında ve...

DERGİ; Aim. Zeitschrift (f), Fr. Revue (f), İng. Periodical review, magazine. Haftalık, on beş günlük, aylık veya yıllık olarak düzenli aralıklarla çıkan bir fikir yayını; mecmua kelimesinin eşanlamı....

DERGÂH; kapı önü. Bir iş için herkesin mürâcaat ettiği umûmî kapı. Farsça bir kelime olan « dergâh, değişik mânâlarda kullanılmıştır. Allahü teâlâya nisbeti mecâzîdir. Sonuna İlâhî eklenerek Dergâh-ı ...

DEREZÎLER (Dürzîler); Fâtımî hükümdârı el-Hâkim’in vezîri Hamza bin Ali’nin kurduğu sapık bir yola mensub olanlar. Adlarını bu sapık yolun asıl yayıcısı Anuştekin ed-Derezî’den almış...

NEZLE Halk arasında (Nevazil) denen nezle bulaşıcıdır. Burun içindeki zarın mikroptan dolayı iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Burun akıntısı ve hapşırma ile başgösterir. Boğaz ağrıs...

DEREOTU (Anethum graveolens); Alm. Dili (m), Fr. aneth, anet (m), İng. Dili. Familyası: Maydonozgiller (Umbelliferae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Ege, Akdeniz bölgelerinde bahçelerde yetişt...

DERECE; Alm, 1. Grad (m), Stufe (f), 2. Thermometer (n), Fr. 1. Degré 2. Thérmométre (m), İng. Rank, degree. Aynı ölçüyle sıralanmış şeylerin birbirine göre sıralamadaki yeri, seviyesi. Çeşitli şekill...

DEREBEYLİK; Alm. Fedalismus (m), Fr. Feodalite (f), İng. Feudalism. Ortaçağın Batı Avrupası’nda temeli toprak olan sosyolojik, ekonomik ve siyâsî idârelere verilen isim. Kelime Türkçeye Osmanlı ...