Emanet, geri almak üzere bırakılandır. Emin insan ise emaneti sahibine iade edene kadar sahibinin beklentisine uygun olarak koruyup kollayandır. insana emanet edilir: insana, bazen yaratılışta eşi ola...
Temeli vicdanlara atılmış yüksek bir değer olan adalet, herkesin ve her şeyin yerli yerinde, ol ması gereken yerde bulunması anlamına gelir. Buna göre, âdil olmak her şeyi lâyık olduğu yere koymaktır;...
Hoş görmek, birinin hatalı davranışına karşı ge liştirilen iyi davranıştır, aynen karşılık verebile cekken vazgeçmektir. Çünkü insanız; aynı çatı altında yaşıyor, aynı güneşten faydalanıyor, aynı topr...
Günde beş defa minarelerden duyar dinleriz: Allah, büyük bildiklerinizin her birinden ve hep sinden daha büyüktür. Bu ilân insanın kendi kendisiyle tanışmasına, hâlini idrak etmesine, durduğu yeri kav...
Sözünü tutmak kişinin vaat ettiği şeyi yerine getirmesi, üstlendiği her türlü görev ve sorumluluğu ifa etmesidir. Ahitlere vefa göstermek doğru, dürüst ve güvenilir olmanın bir gereğidir. İş hayatında...
Türk toplumu dini değerlerine sıkı sıkıya bağlı bir toplumdur. Osmanlı Devleti ve öncesindeki Müslüman Türk devletleri dahil olmak üzere İslam dini bizlerin hayatında çok önemli bir yer tutmaktadır. E...
Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir. ...
BÖLÜNEBİLİRLİK, Aim. Teilbarkeit (f), Fr. Divisibilité (1), İng. Divisibility. Verilen bir sayının bir başka sayıyla tam olarak bölünüp bölünmediğini bölme işlemi yapmadan önce basit sistemlerle anlam...
BÖCEKÇİLLER (Insectívora), Alm. Insektenfresser, Fr. Insectivores, İng. Insect-eaters. Familya: Soreksgiller, köstebekgiller, k irp ig ille r i Yaşadığı yer: Çoğu eski dünya k ıla r ın d a , azı Ameri...
BÖBREK ÜSTÜ BEZİ, Alm. Nebenniere (i.), Fr. Glande surrénale, glande adrénale (f) İng. Suprarenal gland. Her iki böbreğin üst ucunda, yarım ay şeklinde, yassı, yaklaşık 12 gr. ağırlığında bir bez. Böb...






