BÖRK, Alm. Kopfbedeckung (f) (spez.), Fr. Bonnet (m) que les Turcs mettaient autrefois, Ing. Felt Cap. Yeniçerilerin kullandığı, beyaz çuhadan veya keçeden imâl edilmiş, alt tarafına san şerit işlenmi...

BÖLÜNME (Biyolojik), Aim. Zellteilung (f), Fr. Segmentation (t); division (f); reproduction (f.) des cellules (biol.), İng. Division. Hücrelerin belli bir büyüklüğe vannca eşit parçalara ayrılıp çoğal...

Ruhun temizliği, günahtan ve kabahatlerden uzak duruşun ifadesidir iffetli olmak… Kişinin arzu ve isteklerini, şehvet ve iştiyaklarını dizgin lemesi, bunlarda ölçülü olabilmesiyle kendini göster...

Emanet, geri almak üzere bırakılandır. Emin insan ise emaneti sahibine iade edene kadar sahibinin beklentisine uygun olarak koruyup kollayandır. insana emanet edilir: insana, bazen yaratılışta eşi ola...

Temeli vicdanlara atılmış yüksek bir değer olan adalet, herkesin ve her şeyin yerli yerinde, ol ması gereken yerde bulunması anlamına gelir. Buna göre, âdil olmak her şeyi lâyık olduğu yere koymaktır;...

Müslümanların birlikteliklerinin dayanağı olan kardeşlik, inanç ve gönül yakınlığıyla sıkı sıkıya kurulmuş olan bağı ifade eder. En güçlüsünden bir gönül bağı… Kalplerin en sıcak ülfet ve muhabb...

Hoş görmek, birinin hatalı davranışına karşı ge liştirilen iyi davranıştır, aynen karşılık verebile cekken vazgeçmektir. Çünkü insanız; aynı çatı altında yaşıyor, aynı güneşten faydalanıyor, aynı topr...

Hayat insana Rabbinin verdiği bir armağandır; güllük gülistanlık bir armağan. Ama gül dikensiz değildir. Hayat da… Hayat denen gülistanın dikenleri güçlükler, zorluklar ve sıkın tılardır. Sabırs...

Günde beş defa minarelerden duyar dinleriz: Allah, büyük bildiklerinizin her birinden ve hep sinden daha büyüktür. Bu ilân insanın kendi kendisiyle tanışmasına, hâlini idrak etmesine, durduğu yeri kav...

Sözünü tutmak kişinin vaat ettiği şeyi yerine getirmesi, üstlendiği her türlü görev ve sorumluluğu ifa etmesidir. Ahitlere vefa göstermek doğru, dürüst ve güvenilir olmanın bir gereğidir. İş hayatında...

Türk toplumu dini değerlerine sıkı sıkıya bağlı bir toplumdur. Osmanlı Devleti ve öncesindeki Müslüman Türk devletleri dahil olmak üzere İslam dini bizlerin hayatında çok önemli bir yer tutmaktadır. E...

Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.  ...

BÖLÜNEBİLİRLİK, Aim. Teilbarkeit (f), Fr. Divisibilité (1), İng. Divisibility. Verilen bir sayının bir başka sayıyla tam olarak bölünüp bölünmediğini bölme işlemi yapmadan önce basit sistemlerle anlam...

BÖLME, Alm. Division, Teiiung (f.), Fr. Division (f.), İng. Division. Aritmetikte bir kemiyetin (büyüklüğün), belirli sayıda eşit parçalara aynldığı işlem. Matematiksel bölme: Tamsayıların bölmesi, bö...

BÖĞÜRTLEN (Rubus fruticosus), Alm. (Brombeerstrauch (m), Brombeere (i), Fr. Mûre sauvage (f.), mûron (m.), Ing. Bramble, blackberry. Familyası: Gülgiller (Rosaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Marma...

BÖCEKLER, Alm. Insekten (pl.), Fr. Insectes (pl.), İng. Insects. Eklem bacaklılar (Arthropoda) şubesine bağlı hayvanlar. Böceklerin dış yapısını, anatomisini, fizyolojisini, çevre ile olan ilişkilerin...

BÖCEKÇİLLER (Insectívora), Alm. Insektenfresser, Fr. Insectivores, İng. Insect-eaters. Familya: Soreksgiller, köstebekgiller, k irp ig ille r i Yaşadığı yer: Çoğu eski dünya k ıla r ın d a , azı Ameri...

BÖBREK ÜSTÜ BEZİ, Alm. Nebenniere (i.), Fr. Glande surrénale, glande adrénale (f) İng. Suprarenal gland. Her iki böbreğin üst ucunda, yarım ay şeklinde, yassı, yaklaşık 12 gr. ağırlığında bir bez. Böb...

BÖBREK, Alm. Niere (f.), Fr. Rein (m.), İng. Kidney. Karında bel omurlarının iki yanında bulunan ve başlıca görevi, kanı vücuttan atılacak maddelerden temizlemek olan organ. Her iki böbreğin uzunlukla...

BOZKURT, Aim. Grauer Wolf (m.), Fr. Loupgris(m.), İng. Grey wolf. Dağlarda yaşayan vahşi hayvanlardan bir kurt cinsi (bkz. Kurt). Türklerin Müslüman olmadan önceki Orta Asya devirlerinde millî semboll...