ELEMENTLERİN PERİYODİK SİSTEMİ IA (Devri tasnif cedveli) VIIIA 1 1,00797 1 -252.7 | . -2 5 9 ,2 | 4 0.0711 1 i a» Hidrogen H A 1 – S İY A H : K A T I E L E M E N T L E R K IR M I Z I :...
ELEKTROSTATİK; Aim. Elektrostatik (f), Fr. Electrostatique, İng. Electrostatics. Durgun elektrik yüklerini ve etkilerini inceleyen ilim. Elektrik yüklü cisimlerin meydana getirdiği elektrikî alan, cis...
ELEKTROSKOP; Aim. Elektroskop (n), Fr. electroscope (m), İng. electroscope. Bir cisimde statik elektrik yükünün olup olmadığını, yükün eksi (-) veya artı (+) işâretli olduğunu tesbit etmeye yarayan âl...
ELEKTRONİK ÂLETLER; Aim. Elektronischegerate, Fr. Instrument électronique, Ing. Electronic Instruments. Elektro manyetik dalgalardan istifade edilerek yapılan âletler. Elektronik kelimesini, elektron ...
ELEKTRONİK; Alm. Elektronik (af), Fr. Electronique (f), İng. Electronics. Elektronların boşlukta, gazda, kristallerde ve katı maddelerdeki (yarı iletken) hareketlerini ve davranışını inceleyen bir ili...
ELEKTRONEGATİFLİK (Elektronegativite); Alm. Elektronegativite, Fr. Electro-negatif, Ing. Electronegativite. Bir atomun bir molekül içinde elektronları çekme meyli. Elektronegativite yarı nitel bir büy...
ELEKTRON TÜPÜ; Alm. Elektrorırohr Fr. Tube Electron, İng. Electron Tube. Havası boşaltılmış veya gaz doldurulmuş, metal elektrotları bulunan cam, seramik veya metal silindir biçiminde muhâfaza. Tüpün ...
ELEKTRON MİKROSKOBU; Alm. Elektronen mikroskop (n), Fr. Microscope électronique, İng. Electron microscope. Bir cismin büyük görüntüsünü elde etmek için elektron kullanılan mikroskop. Bir cismi yaklaşı...
ELEKTROMOTOR KUVVET; Alm. Elektromotorische Kraft (f), Fr. Force felectromotrice, İng. Electromotive force. Bir elektrik devresinde birim yükün akışı için üretecin harcadığı enerji. Ekseriya emk şekli...
ELEKTROMİYOGRAFİ; Aim. Elektromiographie (f), Fr. Electromiographie (f), İng. Electromiography. Kasların elektrikî potansiyellerinin uygun elektrotlarla toplanıp, bir amplifikatöre iletilmesi ve ampli...
ELEKTROMETRE; Aim. Elektrometer (n), Fr. Electrometre (m), İng. Electrometer. Çok küçük doğru akım şiddetini ve voltajını ölçmeye yarayan âlet. Bir kadranlı elektrometre, yüklü iki nokta veya bölge ar...
ELEKTROMANYETİZMA; Alm. Elektromanyetismus (m), Fr. Electromagnétisme (m), İng. Electromanyetism. Elektrik akımı ile manyetik etkilerin berâber incelenmesi. İçinden akım geçen iletken etrafında bir ma...
ELEKTROMANYETİK DALGA; Alm. Elektromanyetische Welle (f), Fr. Onde (f) électromagnétique, İng. Electromanyetic wave. Elektrik ve manyetik alan tesiriyle, enerjinin dalgalar hâlindetaşınması. Işık, ısı...
NİĞBOLU MEYDAN MUHÂREBESİ; Niğbolu önünde Osmanlı ve Haçlı orduları arasında 25 Eylül 1396 târihinde yapılan meydan muhârebesi. Osmanlı Devletinin Avrupa kıt’asm- daki fetihleri, başta Papa olma...
ELEKTROLİZ; Aim. Elektrolyse (f.), Fr. electrolyse (f), İng. electrolysis. Elektroliz kabındaki elektrolite batırılmış, birinci sınıftan iki iletken (elektrotlar) vâsıtasıyle gönderilen akımın, elektr...
ELEKTROLİTE; Aim. Elektrolyt, Fr. électrolyte, îng. electrolyte. Kimyâsal biyolojide, vücut sınırlarında su dengesini, osmotik basıncı, asit-baz dengesini ve sinir ve kas hisliliğini düzenleyen iyonla...
ELEKTROKOAGÜLASYON; Aim. Elektrokoagulation (f.), Fr. Electrocoagulation (f.), tng. Electrocooagulation. Yüksek frekanslı bir elektrik akımının uygulanmasıyla, canlı dokuların kesilmesini veya tahriba...
ELEKTROKİMYÂ; Aim. Elektrochemie (f.), Fr. Electrochimie (f.), İng. Electrochemistry. Kimyâsal enerji ile elektrik enerjisi arasındaki bağıntıları, bu iki enerjinin karşılıklı dönüşmelerini ve bunlarl...
NİGHTİNGALE, Florence; modem hemşireciliğin kurucusu. Florence Nightingale, 1820 senesinde İngiltere’nin Florence şehrinde doğmuştur. Babası, zengin olup arâzi sâhibiydi. Bu devirde hemşirelik m...













