EFENDİ KAPISI; Alm. Sekretariat (n), der Janiîs charen hist. Fr.Secrétariat (m) des Janissaires, İng. Secrétariat of the Janissaries. Yeniçeri kâtibinin dâiresine verilen ad. Yeniçeri kâtibine “...
EFEMERİD (Ephemeroidea); Alm. Ephemeroptera (pl), Fr. Ephemeropteres (m.pl.), İng. Ephemeroptera. Bir böcek takımı. Mayıssinekleri olarak da bilinirler. Çok yumuşak vücutlu, ufak veya orta boyda böcek...
NÂMIK KEMÂL; Tanzimat edebiyatının meşhur gazeteci, siyâsetçi, şâir ve yazarı. 21 Aralık 1840’ta Tekirdağ’da doğdu. 1889’da mutasarrıflık yaptığı Sakız Adasında öldü. Bolayır’a gömül...
EF’ÂL-İ MÜKELLEFİN; İslâm dininde mükellef (sorumlu) kimsenin her türlü davranışlarının dindeki hükümleri. Dînin emirlerinden ve yasaklarından sorumlu kimselerin, yapmaları ve sakınmaları lâzım ...
NAMAZ; İslâmın ikinci şartı. Akıllı ve erginlik çağındaki her Müslüman erkek ve kadına emredilen bir ibâdet. Bedenle yapılan ibâdetlerin en üstünü. Allahü teâlâya ve Peygamberine îmândan sonra, dînimi...
EDEBİYÂT-I CEDİDE; yeni edebiyat. Tanzimâttan sonra belirmeye başlayan ve divan edebiyâtına karşı olan Avrupa tesiri altındaki edebiyâtı nitelemek için kullanılmış bir sözdür. Ayrıca roman, tiyatro, m...
EDEBÎ TÜRLER; şekil ve muhtevâ (biçim ve öz) bakımından ortak kâidelere göre yazılmış veya söylenmiş eserlerin sınıflandırılmasında kullanılan bir tâbir. “Tür” fen bilimlerinde ve en çok b...
EDEBİ SANATLAR; mânâ üzerinde oyunlar yapıp, sözü güzelleştirme yolları. Edebî eserlerde mânâ ve fikri daha iyi anlatmak, açıklamak, zevkle okunmasını sağlamak ve ifâdeyi temin etmek için yapılır. Bir...
EDEBÂLÎ (Üdebâlf); Osmanlı Devletinin kuruluş yıllarında yaşamış büyük İslâm âlimi, Osman Gâzinin kayınpederi ve hocası. Şeyh Edebâlî ismiyle meşhur oldu. Karamanoğulları topraklarında doğdu. Doğum tâ...
ECZÂ DOLABI; Alm. Verbandkasterı, Fr. Pharmacie familiale; armoire â pharmacie, İng. First aid outfits. Hemen kullanılabilecek ilâçların evde muhafaza edilmesini sağlayan dolap. Her evde bir eczâ dola...













