Anasayfa / wiki

wiki

wiki

EFLAK; Alm. Walachei (f), Fr. Valacheie (f), İng. Walachia. Eski Romanya’nın bir eyâleti. Eflak, eski Tuna Prensliği adıyla, Boğdan ile birlikte Romanya Krallığını meydana getirmişti. Bugün Efla...

EFENDİ KAPISI; Alm. Sekretariat (n), der Janiîs charen hist. Fr.Secrétariat (m) des Janissaires, İng. Secrétariat of the Janissaries. Yeniçeri kâtibinin dâiresine verilen ad. Yeniçeri kâtibine “...

EFENDİ; okuyup yazması olanlara verilen ünvan. Okumuş, molla, hoca, çelebi, seyyid mânâlarında da kullanılırdı. Efendi tâbiri Selçuklular zamanında kullanılmaya başlanmış, daha ziyâde Osm a n l I l a ...

EFEMERİD (Ephemeroidea); Alm. Ephemeroptera (pl), Fr. Ephemeropteres (m.pl.), İng. Ephemeroptera. Bir böcek takımı. Mayıssinekleri olarak da bilinirler. Çok yumuşak vücutlu, ufak veya orta boyda böcek...

EFEKTİF; Alm. Effektiv (m), Fr. Effectif, İng. Effective. Bankacılıkta, çek ve benzeri senetler dışında kâğıt ve madenî para. Türkçede genellikle kambiyo işlemlerinde kullanılmaktadır. Döviz ihtiyacı ...

EFEDRİN; Alm. Ephedrin (n), Fr. Ephedrine (f) İng. Ephedrine, Tıpta geniş kullanma alanı olan alkaloit türünden bir ilâç. Kimyasal olarak formülü C10H15NO olup, esas alkaloittir. Efedra vulgaris ismin...

EFE; özellikle Batı Anadolu köy yiğidi, zeybek topluluklarının başkanına verilen isim. Halk arasında “ağabey” anlamında kullanılır. OsmanlIların son zamanlarında, devlet otoritesine karşı ...

Tanzim ât devri şâir ve yazarlarından Namık Kemal.

NÂMIK KEMÂL; Tanzimat edebiyatının meşhur gazeteci, siyâsetçi, şâir ve yazarı. 21 Aralık 1840’ta Tekirdağ’da doğdu. 1889’da mutasarrıflık yaptığı Sakız Adasında öldü. Bolayır’a gömül...

EF’ÂL-İ MÜKELLEFİN; İslâm dininde mükellef (sorumlu) kimsenin her türlü davranışlarının dindeki hükümleri. Dînin emirlerinden ve yasaklarından sorumlu kimselerin, yapmaları ve sakınmaları lâzım ...

NÂME; Alm. Brief(m), Fr. Lettre (f), İng. Letter. Mektup, risâle, kitap mânâsına Farsça bir kelime. Osmanlı pâdişâhlarının beylerine, vezirlerine ve yabancı devlet başkanlarına gönderdikleri resmî mek...

Eskiden kervanların mola verebileceği geniş bir arâzi üzerine kurulan namazgâhlar, aynı zam anda iyi bir dinlenme yeri olurdu. Her nam azgâhın ya nında abdest ve diğer ihtiyaçları karşılamak için kullanılan bir çeşme yapılır, dikilen sık yapraklı ağaçlarla yolcuların gölgelenm esi ve dinlenm esi sağlanırdı.

NAMAZGÂH; Alm. Freier Gebetsplatz (m), Fr. Place (f) ou l’on fait la prière, İng. Place of prayer. Namaz yeri, Farsça bir kelime olup lügatta, namaz kılınan yer mânâsınadır. Şehir dışında, kırda...

NAMAZ; İslâmın ikinci şartı. Akıllı ve erginlik çağındaki her Müslüman erkek ve kadına emredilen bir ibâdet. Bedenle yapılan ibâdetlerin en üstünü. Allahü teâlâya ve Peygamberine îmândan sonra, dînimi...

Marmara Bölgesinin Trakya kısmında yer alan; Türkiye’nin Avrupa yakasında ikinci büyük ve serhat şehri. Sınır kapısı, “Bursa’nın oğlu, İstanbul’un babası” olarak vasıflan...

EDEBİYÂT-I CEDİDE; yeni edebiyat. Tanzimâttan sonra belirmeye başlayan ve divan edebiyâtına karşı olan Avrupa tesiri altındaki edebiyâtı nitelemek için kullanılmış bir sözdür. Ayrıca roman, tiyatro, m...

EDEBİYAT; Alm. Literatür (f), Fr. Littérature (f), İng. Literatüre. Düşünce, duygu ve hayallerin sözlü veya yazılı olarak güzel ve tesirli biçimde anlatılması sanatı.Arapça olan “edebiyat”...

EDEBÎ TÜRLER; şekil ve muhtevâ (biçim ve öz) bakımından ortak kâidelere göre yazılmış veya söylenmiş eserlerin sınıflandırılmasında kullanılan bir tâbir. “Tür” fen bilimlerinde ve en çok b...

EDEBİ SANATLAR; mânâ üzerinde oyunlar yapıp, sözü güzelleştirme yolları. Edebî eserlerde mânâ ve fikri daha iyi anlatmak, açıklamak, zevkle okunmasını sağlamak ve ifâdeyi temin etmek için yapılır. Bir...

EDEBÂLÎ (Üdebâlf); Osmanlı Devletinin kuruluş yıllarında yaşamış büyük İslâm âlimi, Osman Gâzinin kayınpederi ve hocası. Şeyh Edebâlî ismiyle meşhur oldu. Karamanoğulları topraklarında doğdu. Doğum tâ...

ECZÂCILIK; Alm. Apothekerwisserıschaft, Fr. Pharmacie (f), İng. Pharmacy. İlâçların toplanması, hazırlanması, standart hâle getirilmesi ile uğraşan sanat ve tatbikî bilim dalı. Eczâcılığın alanına, il...

ECZÂ DOLABI; Alm. Verbandkasterı, Fr. Pharmacie familiale; armoire â pharmacie, İng. First aid outfits. Hemen kullanılabilecek ilâçların evde muhafaza edilmesini sağlayan dolap. Her evde bir eczâ dola...