BİLEŞKE; Aim. Resultante, Mittelkraft (f), Fr. Resultat (m), İng. Resultant. Fizikte, bir cisme tesir eden iki veya daha ziyâde kuvvetin yapacağı tesiri tek başına yapabilecek olan kuvvet. Tek bir kuv...

U şeklindeki bir kabın A ve B kollarına özgül ağırlıkları § ve g' olan (§>§') ve birbirine karışmayan iki sıvı konmuşsa bu durumda: h. §= h'.Ş' veya h/h1 = §'/§ gibi bağıntıları vardır.

BİLEŞİK KAPLAR; alt kısımları birbirine bağlı, değişik yükseklik ve değişik hacimdeki kaplara verilen ad. Hacimleri, şekilleri değişik iki veya daha çok kaba herhangi bir sıvı, değişik miktarlarda dol...

BİLEŞİK; Aim. Verbindung (f), Fr. Compose, İng. Compound. İki veya daha fazla farklı elementin iyon veya atomlarından meydana gelen herhangi bir madde. Bileşiğin bileşimi belirlidir. Yâni bileşikteki ...

BİLECİK;   Osmanlı Devletinin temellerinin atıldığı, Marmara, Ege, İç Anadolu ve Batı Karadeniz bölgelerinin kesiştiği bir kavşak noktasında bulunan bir ilimiz. 39°39′ ve 40°31′ kuzey...

BİLARDO; Aim. Billardspiel, Fr. Billiard, İng. Billiard. Üstüne çuha gerilmiş, arduvazla kaplı dikdörtgen bir masada, istaka denen uzun bir sopa ve değişen sayıda toplarla oynanan çeşitli oyunlara ver...

BİLÂNÇO; Aim. Bilanz (f), Fr. Bilan. İng. Balance Sheet. Bir işletmenin belirli bir zaman noktasında sâhip bulunduğu sermâye, varlık ve borç durumunu gösteren denge. Varlıklar aktifte, sermâye ve borç...

BİLÂL-I HABEŞİ; Eshâb-ı kirâmdan, Peygamber efendimizin ilk müezzini. İlk Müslüman- lardandır. İsmi Bilâl bin Rebâh Habeşî olup, künyesi Ebû Abdullah, annesinin ismi Hamame’dir. Aslen Habeşistân...

BİGBANG (Büyük patlama); uzayın yaradılışıyla ilgili olarak Astronom 6. Lemaitre tarafından ortaya atılan bir teori. Zamanla teoriyi benimseyen bilim adamlannın sayısı arttı. Bu nazariyeye göre uzay 1...

BİD’AT FIRKALARI; Eshâb-ı kirâmın, Peygamber efendimizden (sallallahü aleyhi ve sellem) bildirdikleri doğru îtikâd olan Ehl-i sünnet yolundan ayrılanlar. Bid’at fırkalarının aslı dokuzdur:...

BİD’AT; Aim. Neuereng (f.), Fr. innovation (f.), İng. Innovation, Heresy. İslâm dîninde, Peygamber efendimiz ve O’nun dört halîfesi zamânmda bulunmayıp da, dinde sonradan meydana çıkarılan...

BİÇERDÖVER; Mm.Mâhdrescher (m), Fr.Mo- issoneuse-batteuse (f), İng.Combine- harvester. Hasadın bütün geleneksel işlemlerini yerine getirmek için tasarlanmış makina.Tarladaki ekini hem biçer hem de har...

BİBLİYOGRAFYA; Aim. Bibliographie, Fr. Bibliographie (f), İng. Bibliography. Bir konu hakkındaki yayınların tamamı. Eski Yunancada tavsif anlamına gelen biblios (kitap) ile grapho (yazma) kelimelerind...

BİBERİYE (Rosmarinus officinalis); Aim. Rosmarin, Fr. Romarin, İng. Rosemary. Familyası: Ballıbabagiller (Labiatae), Türkiye’de yetiştiği yerler: İstanbul, Ege ve Akdeniz bölgelerinde bahçelerde süs b...

BİBER (Capsicum annuum); Aim.Pfeffer, Fr. Capsicum Cihillie, İng. Paprika Redpepper. Familyası: Patlıcangiller (Solanaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Erzurum-Kars gibi soğuk ve yüksek yaylalar hâr...

Bîat-ı Rıdvan hâtırasına OsmanlIların yaptırdığı kuyu ile Harem sınırını işâret eden Âbide.

BİAT-l RIDVÂN; Hudeybiye denilen yerde Se- müre ismindeki bir ağaç altında 627 (H.6) senesi Zil- kâde ayında Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ile Eshâb-ı kirâm arasında yapılan sözleş...

BÎAT; bir kimseye bir hususta bağlılığını bildirme, söz verme. Arapça aslı “bey’at” olup, sonradan dilimize “bîat” diye geçmiştir. Lügatte satmak ve satın almak demektir....

BIYIKLI MEHMED PAŞA; Yavuz Sultan Se lîm devri beylerbeyilerinden. Enderunda yetişti. Çeşitli saray hizmetlerinde yetiştikten sonra baş mi- rahur oldu. Yavuz Sultan Selîm, Çaldıran Seferine giderken B...

Eti çok lezzetli olan bıldırcın.

BILDIRCIN (Coturnix coturnix); Aim. Wachtel, Fr. Caile des bles, İng. Quail. Familyası: Sülüngiller (Phasianidae). Yaşadığı yerler: Avrupa, Asya, Afrika, Avustralya, Amerika, Yeni Gine’nin ekin, çayır...

BHUTAN . DEVLETİN ADI……………………………………Bhutan BAŞŞEHRİ………………………&#8...

BEZM-İ ÂLEM VÂLİDE SULTAN; İkinci Mahmûd Han’ın hanımı, Abdülmecîd Hanın annesi. Oğlu Abdülmecîd pâdişâh olunca (1839), vâlide sultân oldu ve “Mehd-i ulyâ” ünvânını aldı. Akıllı, tedbirli, şefkatli, c...