Üzeri gümüş işlemeli nalın.

NALIN; Alm. (hölzerne) Stelzenschuhe (m.pl.), Fr. Socques (m. pl.) en bois, İng. Pattens, clogs. Zemin kısmı taş, ıslak veya çamurlu yerlerde giyilen, üstten tasmalı bir çeşit tahta ayakkabı. Nalın, A...

NAL; Aim. Hufeisen (n), Fr. Fer (m) â cheval, İng. Horseshoe. İnsanlara hizmette kullanılan at, eşek, öküz gibi hayvanların tırnak (smnak)larına takılan demir parçası. Yere tırnakları ile basan bu hay...

NAKŞİBENDİYE; Ehl-i sünnet tarîkatlerinden (tasavvuf yollarından) biri. Kurucusunun isminden dolayı bu ismi almıştır. Kurucusu Şâh-ı Nakşibend adıyla tanınan Behâeddîn Muhammed bin Muhammed Buhârî&#82...

NAKŞIDİL VÂLİDE SULTAN

NAKŞIDİL VÂLİDE SULTAN; Sultan Birinci Abdülhamîd Hanın hanımı, Sultan İkinci Mahmûd Hanın annesi. Osmanlı Sarayında Türk- İslâm terbiyesiyle yetiştirildi. Sultan Birinci Abdülhamîd Hanla evlendi. Oğl...

Beslenme bilimi ilk çıktığında, vitaminleri ortaya çıkaracak bir yöntem olmadığı için sadece karbonhidrat, yağ, proteinler biliniyordu. Fakat pek çok hastalığın oluşma nedeninin vitaminler olduğu daha...

HORMONLU GIDALAR İnsanlar daha az toprak kullanarak, daha az emek ve para harcayarak daha çok ürün elde edebilmenin yollarını aramaktadırlar. Canlıların ve tohumlarının genetiği ile oynayarak, değişik...

Dengeli beslenme; sağlığı koruyan, başka bir ifadeyle kişiyi hastalıklardan uzak tutan, fiziksel ve sosyal huzuru sağlayan, vücudu geliştiren, büyüten, vücuda kuvvet ve enerji veren, dayanma gücü ve b...

Topkapı Sarayı Hırka-i Seâdet Dâiresinde muhâfaza edilen Resûlullah efendimizin mübarek ayak izleri; Nakş-ı kadem-i şerîf.

NAKŞ-I KADEM -İ ŞERİF; Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmm mübârek ayak izleri. Peygamber efendimizin bir mûcizesi de yumuşak maddelere meselâ kuma bastığı zaman ayak izlerinin belli olmaması fakat, ...

Büyük nakkaş ustalarından Kara Memi'nin bir tezhip çalışmasından detay.

NAKKÂŞ; Alm. 1. Wandmaler, Dekorationsmaler (m), 2. Miniaturenmaler (m), 3.^ Kunststicker (m), Fr. 1. Peintre (m) décorateur; 2. Brodeur (m), 3. Miniaturiste (m), İng. 1. Decorator; artist, 2. Sculpto...

Nakîbüleşrâf

NAKİBÜLEŞRÂF; İslâm devletlerinde seyyidlerin ve şeriflerin doğum ve vefât kayıtlarını tutan ve işleriyle ilgilenen müessesenin idârecisi. Hazret-i Fâtımâ ile hazret-i Ali’nin evlâdından hazret-...

Bir dival (altı mukavva ile, üstü sırmalı işleme) nakışı.

NAKIŞ; Alm. 1. Sticken (n), Stickerei (f), 2. Wand- malerei, Ornamentik (f), Fr. 1. Broderie (f), peinture (f), décorative, İng. 1. Enbroidery 2. Design; drawing; décoration. Genelde iğne ve benzeri â...

NAİPLİK; idârî, dînî ve hukûkî konularda yetki sahibi olan kişilerin yetki ve vazifelerini vekil olarak yürüten kimselere verilen ünvan. Birinin yerini alan, birinin yerini tutan, vekil mânâlarına gel...

Nâimâ'nın meşhur târihinin ikinci cildinin ilk sayfası.

NÂİMÂ; on yedinci yüzyıl Türk târihçisi. 1655 yılında Haleb’de doğdu. Asıl ismi Mustafa Na- im’dir. Genç yaşlarda İstanbul’a gelen Mustafa Nâim, Saray-ı Hümâyûnun Baltacı Koğuşuna gi...

Nâilî Mustafa Paşa

NÂİLİ MUSTAFA PAŞA; Osmanlı sadrâzamlarmdan. 1798 yılında Manastır vilâyetinin Polyan köyünde doğdu. Mısır’da görevli olan dayısı Tâhir Paşanın mahiyetinde, çocuk yaşından îtibâren silahşor olarak yet...

NÂİLİ-I KADİM

NÂİLİ-I KADİM; on yedinci yüzyıl dîvân edebiyâtınm önde gelen şâirlerinden. Asıl ismi Mustafa’dır. Şiirlerinde Nâilî mahlasını kullandığından Nâilî diye tanınmış, on dokuzuncu asırda Manastırlı Sâlih’...

Nahid Sırrı ÖriK

NÂHİD SIRRI ÖRİK; 1895 yılında İstanbul’da doğdu. Öğrenimine özel dersler alarak başladı. Beşiktaş’taki Âfitab-ı Maarif Rüşdiyesinden mezun oldu. Bir müddet Galatasaray Mekteb-i Sultanîsine devam etti...

NAHİFİ; Osmanlı dîvân şâirlerinden. 1640-1645 yılları arasında İstanbul’da doğan Nahîfı’nin asıl ismi Süleyman’dır. Nahîfî, Kâtib Sâlih’in torunu, Vaiz Abdurrahman Şeyh Muhyî&#...