A- tatürk tarafından kurulan banka (kuruluşu, 26 ağustos 1924). Yaygın bir şube şebekesi vardır. Kuruluşunun ilk yıllarındaki İktisadî şartlara uygun olarak, daha çok kalkınma ve yatırım bankacılığı y...

(l) İŞBA i. (ar. ji/,<’den işbâ<). Esk. Doyma, açlığını giderme. || Çoğaltma, fazlalaştırma. || işba etmek, doyurmak. Çoğaltmak. — Ed. Eski şiirin kafiye veya vezin zorun- luklarmdan dolayı keli...

Yahuda peygamberi (M.ö. VIII. yy.). Adı «Yehova’nın kurtuluşu» anlamına gelir. Daha çok Ahaz’ın (736-716) ve Hizkiya’nın (715-686) hükümdarlıkları sırasında faaliyet gösterdi. Bu dönem, Asur- luların ...

zf. (ar. şutür’dan işcârl). Esk. Bilgi olarak. + Sıf. Esk. Yazı ile bildirilmiş olan. — Denize. İş’ârî beygir kuvveti, mütenavip makine pistonlarının ürettiği fiilî beygir gücü....

sıf. (işaret’ten işaret-li). işaretle belirtilmiş, işaret konmuş olan. — Fiz. işaretli molekül, bir atomu ona tekabül eden radyoaktif bir izotopla yer değiştirmiş molekül. (İlkel molekülün aynı kimyas...

sıf. (işaretlemek’ ten işa- retle-y-icî). İşaret koymağa yarayan veya i- şaret koyan. ♦ İ. Ormanc. Ormanda kesilecek ağaçları damgalayan işçi. — Zır. Patates gibi bitkilerin ekileceği çukurları...

ortaklş. f. (işaretlemekten işaretle-ş-mek). Karşılıklı olarak birbirine işaret vermek: Orada bulunanlara belli etmeden işaretleştiler,...

i. (işaretleşmek’ten işaret- leş-me). Uzak bir yerden bilgi vermek için özel bir düzene göre çeşitli işaretler kullanma. — Ask. İşaretleşme araçları, savaşta kullanılan her türlü yardımcı muhabere ara...

sıf. (işaretlemek > işaretlenmekken işaretlen-miş). İşaretle belirtilmiş olan: İşaretlenmiş kâğıt. — Baymd. İşaretlenmiş yol, karayolu ulaşımında iyi bir emniyet sağlamak için sarı işaret çizgisiyl...

geçi. f. (işaret’ten işaret- le-mek). işaret koyarak belirgin hale getirmek. belirtmek: Kesilecek ağaçları işaretledi. — Camc. Cam parçasını işaretlemek, parça üzerinde kesmek istenen yerleri çizerek ...

i. (işaretlemekten işaretleme). Bir şeyi işaretle belirtme. — Ask. havc. İşaretleme bombaları, bir hedefin yerini işaretlemek için atılan bombalar. (Bk. h e d ef işaretleme.) [Bir hava a- kınında, keş...

i. (esk. türk. ıj’tan). Yapılacak veya yapılmakta olan çalışma: tş zamanı kendisini rahatsız edenlere çok kızar ve hiç yüzlerine bakmazdı. Acele bir iş. || Karşılığında para alınan çalışma: Bir aydan ...

i. (ar. <işyâri). Herhangi bir amaçla kurulu düzene ve devlet kuvvetlerine karşı gelme, ayaklanma: E tem ve kardeşlerinin isyanından asla çekinmiyordum (A- tatürk). Her taraf isyan içindeydi. İsyan...

ethedilebildi. (l) İSVEÇ, İsveççe Sverige, Kuzey Avrupa’da devlet, İskandinav yarımadasının doğu kısmını içine alır; doğuda Baltık denizi ve Botten körfezi, güneybatıda Sund, Catte- gat ve Skagerrak i...

ır, (l) ISTVAN VUKÇIÇ, XV. yy.da yaşamış İslav prensi, Hum (Hersek) dükü (1435- 1448), Sava dükü (1443-1446). Hum voy- vodasıyken Bosna krallığından ayrılarak os- manlı padişahının hükümranlığı altına...

(Ribnica [bugün Ti- tograd], Yugoslavya, Ayranos dağı 1200), Sırbistan prensi (1170’e doğr.-1196’ya doğr.). Nemanyic hanedanının kurucusu, Raşka büyük jupan’ı. Hâkimiyetini Manuel Komne- nos’un yardım...

(Miklos), macar siyaset adamı ve tarihçisi (Kisasszonyfalva 1538 – Vi- nica 1615). Genel valiliğe seçildi (1581), Zitvatorok barışının (1606) imzalanmasında önemli rol oynadı; 1490-1606 yılları ...

(öl. 1371), sırp imparatoru (1335-1371), lstvan IX Duşan’m oğlu. Veraset yoluyle kendine kalan imparatorluğun hızla çökmesine seyirci kaldı: imparatorluk birçok bağımsız veya muhtar prensliklere bölün...

(1308-Di- avoli 1355), sırp kralı, daha sonra sırp imparatoru (1331-1355). lstvan Deçanski’- nin oğlu. Gençliğini İstanbul’da babasıyle sürgünde geçirdi. Doğu imparatorluğunun yerini alacak ve Türkler...