Türkiye cumhuriyetinin millî marşı. Sözlerini Mehmed Akif Ersoy* yazdı; marşı Zeki Üngör* besteledi. 1921 Yılında Maarif vekâleti bir millî marş yarışması açtı ve 500 TL. mükâfat koydu. Yarışmaya 724 ...

Vekiller heyetinin lüzum göstermesi ve Büyük Millet meclisinin mutlak çoğunlukla karar vermesi üzerine Kurtuluş savaşına ilişkin firar v.b. suçları yargılamakla görevli ve istisnaî olarak kurulan mahk...

Kurtuluş savaşının ba- şarıyle sonuçlanması üzerine, Türkiye Büyük Millet meclisi üyelerine ve savaş sırasında yararlık gösterenlere verilmek üzere 29 teşrinisani 1336 (1920) tarihli kanun gereğince v...

i. (ar. kıllet’ten istiklâl). Bir başka güce bağlı olmama hali: Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır (Atatürk). Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklâl (M. Â. Ersoy). [Eşan...

i. (ar. İstikbâl’den istikbâ- liyye). Esk. Ed. Bir kimsenin bir şehre gelişi dolayısıyle yazılan şiir, kaside. (Devlet büyüklerini karşılamak için yazılanlarına ku- dumiye denilir. Şeyhülislâm Feyzull...

i. (ar. kabl’den istikbâl). Esk. Gelecek zaman, gelecek: istikbalde dahi seni bu hâzineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve haricî bedhahların olacaktır (Atatürk). Girdiği iste kuvveti galiba, istikba...

i. Deric. Sepileme işleminde kullanılan âlet. || Askı istikan, kurumadan önce mermer bir masa üzerinde açılarak derilerin kırışıklık ve damarlarının düzeltilmesine yarayan ağaç saplı çelik veya bakır ...

i. (ar. kıyâm’dan istikâmet). Doğrultu, yön: Bu tarihlerde Adapazarı, İzmit istikametinde seyahatte bulunuyordum (Atatürk). Bugün ilerisini, hayatının alacağı istikameti, mesleğinin kendine uygun olup...

i. (ar. hâzır’dan istihzar). Esk. Bir iş için gerekli olan her şeyi tamamlamış olma, hazırlama. || Akla gelme, hatırlama. — Ed. Esk. Konferans verecek olanların önceden araştırmak ve okumak suretiyle ...

i. (ar. istihza). Esk. Üstü kapalı ince alay: Sinirli bir tavırla yanındakilere dönüp hakkımda acı bir istihzada bulunduğunu sezdim (Y. K. Karaosmanoğlu). Şu son kelime Ahmet Cemil’in ince dudakları b...

i. (ar. hüsn, güzellik’ten istih- sân). Esk. İyi ve güzel bulma, beğenme: Görürdüm her kaside söyledikçe her birisinden / Hem istihsan ü hem ihsan ü hem lûtf-ı firâvânı (Nef’i). || İstihsan etmek, beğ...

i. (ar. huşül’den istihşâl). Meydana getirme, üretme: Petrol istihsal rak- kamları, pazarlar, rekabetler hemen kafamda harekete gelirdi (Ş. S. Aydemir). Gençlik memleket meseleleri, umumî terbiye, ist...

i. (ar. hurüc’- dan istihraç). Esk. (Sonuç veya anlam) Çıkarma: Bu sualden istihraç olunabilecek mâna ne olabilirdi? (Atatürk). Karanlık fehm ü daniş, akl ü istihrâc hep muzlim fTevfik Fikret). || Bir...

Kurtuluş savaşı sırasında Manisa’da kurulan cemiyet (kasım 1918). İzmir Müdafaai Hukuk kongresi (19 mart 1919) kararıyle, İzmir Müdafaai Hukuku Osmaniye cemiyetine katıldı. Cemiyetin kurucuları ve yön...

i. (ar. hulüş ve halâş’tan istih- lâş). Esk. Bir şeyi kendine mal etme, edinme. || Kurtarma, kurtarılma: Millî topraklarımızın düşmanlardan tamamıyle istihlâsı […] esası kabul edildiği takdirde müzake...

i. (ar. hilâl’den istihlâl). Esk. Yeni ayın ortaya çıkışı. || Yeni ayı görme, || Bebeğin doğduktan sonra ilk ağlayışı. — Ed. Esk. Beraati istihlâl (güzel başlangıç, iyi alâmet), kitap veya yazının öns...

i. (ar. helâk’tan istihlâk). Kullanmak suretiyle sarfetme, tüketme: Demek varidat ayrı olmak üzere bu azîm istihlâk güzel bir istihsal sahası da teşkil ediyordu (Yahya Kemal). Yeni. Tüketim. H Boş yer...

i. (ar. halef ten istihlâf). Esk. Kendi yerine başka birini geçirme. Birinin yerine geçme. || İstihlâf etmek, birisinin yerine geçmek veya yerini başkasına bırakmak: «Oğlum Abdullah’ı istihlâf e...

i. (ar. hakâreVden istihkâr). Esk. Hor ve hakir görme, aşağılama: Özenilerek muntazam tutulmağa çalışılan bahçeciğe bakarken gözlerinde hülyasının yüksekliklerinden alçaklara düşen bir istihkar nazarı...

i. (ar. hükm’ den istihkâm). Ask. Düşmana karşı savunma yapmak için toprak, taş v.b.den yapılmış yer: Cuma giinü İranîler, ordugâhlarının etrafına hendek çevirdiler ve pek çok istihkâm verdiler (Cevde...