Anasayfa / wiki

wiki

wiki

DAMITMA; Alm. Destilleren (n), Destination (f), Fr. Distillation (f), İng. Distillation. Bir likit (sıvı) çözeltiden, ısıtma ile buhar meydana getirme ve bunu tâkiben buharı soğutup likitleştirme (kon...

DAMARLAR; Alm. Ader (f), Fr. Vaisseau (f), İng. Vesselî. Kalp ile dokular arasında kan iletimini sağlayan boru şeklindeki yapılar. Damarlar canlı yapılar olup, ihtivâ ettikleri bağdokusu, kas ve bu ka...

DÂMÂD İBRÂHİM PAŞA; Sultan Üçüncü Mehmed Han zamânmda üç defâ sadârete gelmiş Osmanlı sadrâzamı. Sultan Üçüncü Murad’ın kerîmesi Ayşe Sultanla evlendiği için Dâmâd olarak anılan İbrâhim Paşa, Ka...

DÂMÂD FERİD PAŞA; Osmanlı sadrâzamlarından. Şûrâ-yı Devlet üyelerinden Seyyid İzzet Efendinin oğlu olup, İstanbul’da 1853 yılında doğdu. Tahsilini tamamladıktan sonra Hâricî Teşkilâtta görev ald...

DALYAN; Aim. Staatnetz (n), Fr. Bordique bourdique (f), İng. Weir for fishing. Balıkçılıkta mühim yeri olan bir çeşit avlanma sistemi. Dalyan, göl ve ırmak ağızlarında, denizin kıyıya birkaç yüz metre...

DALTON PLÂNI; Aim. Plan Van Dalton, (r), Fr. Plan de Dalton (m), İng. The plan of Dalton. ABD’de 20. asır başlarında bâzı ortaokullarda tatbikâtına başlanıp, başka ülkelerde de kabul edilen bir ...

DALTON, John; İngiliz fizik ve kimyâ bilgini. 1766 senesinde Cumberland’da doğup, 1844’te Manchester’de öldü. Bir dokumacının oğlu olan Dalton, evvelâ öğretmenlik yapmış, daha sonral...

DALMAÇYA; Alm. Dalmatien (pl), Fr. Dalmatie (f), İng. Dalmatia. Hırvatistan’da Adriya Denizi boyunca uzanan dar bir kara parçası. İstria Yarımadasından başlayıp kuzeyde Cattaro Körfezine ulaşır....

DALKILIÇ; Osmanlı Devletinde muhâsara edilen kaleye girmek veya düşman ordusu içine dalmak için fedâî yazılan asker. Bunlara “serdengeçti” de denirdi. Bunlar toplu hâlde düşman ordusunun s...

DALGIÇ; Alm. (Perufsmassiger) Taucher (m), Fr. l.Plongour (m), 2. Scaphandrier, Ing. D iver. Husûsî olarak hazırlanmış olan solunum sistemi kullanılarak, çeşitli maksatlarla ve araştırma yapmak gâyesi...

DALGA HAREKETİ; Alm. Wellenbewegung (f), Fr. Mouvement (m) ondulatoire, İng. Wave Movement. Titreşimlerin dalga şeklinde yayılması. Bir ortamın bir noktasında bir kuvvetin tesiriyle âni ve geçici bir ...

DALGA; Aim. Welle, Fr. Onde,flot, vague, tng. Wave, undulation. Deniz veya göl gibi geniş sularda çeşitli sebeplerle yükselip alçalan su yığını. Meydana geliş sebepleri, büyümeleri, tehlikeleri, taşıd...

DALAY LAMA; Budizmin bir kolu olan ”Makayana” nın rûhânî liderine verilen ünvan. Budizmin Makayana kolu Tibet, Moğolistan, Batı Çin’in bir bölümü, Bhutan ve Sıkkım çevrelerinde yaygındır. ...

DALAMAN ÇAYI; küçük fakat suyu bol Akdeniz havzası akarsularından. Gülhisar’ın güneyinde Yeşilgül Dağının kuzey yamaçlanndan çıkar. Acıpayam yakınlarına kadar kuzey yönünde akar. Bu sırada suyu ...

DALAKOTU (Teucrium chamaedrys); Alm. Gemeirıer Gamander (m), Fr. Germarıdree (f), İng. Germander. Familyası: Ballıbabagiller (Labiatae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Karadeniz, Orta Anadolu v...

DALAK; Alm. Milz (f), Honigwabe (f), Fr. Rate (f), İng. Spleen. Diyaframın altında, karın boşluğunda, yaklaşık bir yumruk büyüklüğünde yumuşak bir organ. Dalak, dolaşım sistemine bağlı bir çıkmaz soka...

DAKTİLO; Alm. Schreibmaschine (e), Fr. Machine (f) a écrire, dactylographe (m), İng. Typewriter .Bir klavye aracılığıyla harekete getirilen harfleri mürekkepli bir sistem yardımıyla kâğıda basarak yaz...

DAKKA; Bangladeş’in başşehri. Banliyölerle birlikte nüfûsu 4 milyon civârındadır. Yaklaşık bin yıl öncesine kadar dayanan târihi; İslâm öncesi, İslâmî, İngiliz, Pakistan ve bugünkü Bangladeş Devleti d...

DÂİRE; Alm. Kreis (m), Fr. Cercle (m), İng. Circle. Çemberin sınırladığı alan parçası. Düzlem içinde bir noktaya eşit uzaklıktaki noktaların geometrik yerine çember, verilen noktaya merkez, sâbit uzun...

DAHVE VAKTİ (Dahve-i Kübrâ); kaba kuşluk. Oruç müddetinin yarısı. Yaklaşık öğleden bir saat evvelki vakit. Şer’î gündüz müddetinin, yâni imsâktan (oruca başlama vaktinden) güneş batana kadar ola...